İzmir Dikkat Eksikliği İlaçsız Tedavisi

İzmir Dikkat Eksikliği İlaçsız Tedavisi

“İzmir Dikkat Dağınıklığı Tedavisi – İzmir Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu – İzmir Uzman Dehb Psikoloğu”


Merhaba ben Psikolog Kağan AY, bu yazımda İzmirde dikkat eksikliği tedavisi için araştırmada bulunan, halihazırda ilaç kullanan veya kullanmak istemeyenlerin ilaçsız tedavi yöntemleri var mı?, varsa nelerdir sorularına cevap vereceğim.

Henüz başlarken ”evet, ilaçsız da yapılacak şeyler var -hem de bir yığın- demek istiyorum. Gerek dünyada gerek ülkemizde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi için sadece ilaç tedavisinin kullanılması yeterli görülebiliyor ya da tek seçeneğin bunun olduğu vurgulanıyor. Bunun doğru olmadığını belirtmek isterim. Dünyada durum bu diyerek aslıında Avrupa’ya ve bilinçli bazı ülkelerin hakkını yemiş oldum. Avrupa’da birçok ülkede artık dikkat eksikliği tedavisi için ilaç kullanımını son seçenek ve tamamlayıcı bir destek olarak görülmeye başlanmış durumda. Bu alanda yoğun çalışan bir psikolog olarak, aynı zamanda yurtdışındaki gelişmeleri ve yaklaşımları yakından ve güncel takip eden biri olarak bu tür durumlar beni sevindiriyor.

İlaç Gerçekten Çok İşe Yarıyor

İlaçların en başta rolünü azımsamayalım. Bu bozukluk nörogelişimsel ve beyin kimyasındaki farklı çalışmayla alakalı bir durum.(Araştırma ruhuna sahip bireyler için özel parantez: bkz. Prefrontal korteks, dopamin, norepinefrin) Uyarıcı veya diğer dikkat eksikliği ilaçları bu dengesizlikleri belli süre zarfında giderebiliyor. Çok da verimli çalışıyorlar. Yani çocuk dersin başına oturmuyorsa oturuyor, ödevini sittin sene yaptıramıyorsanız zorluk yaşamadan ödevlerinin başına oturuyor ve bitiriyor; evet yanlış duymadınız normal bir zaman zarfında ödevlerini sorunsuzca yapıyor. Odaklanma, konsantrasyon, dışsal uyarıcılara kolayca tepki vermeme gibi hususlar da bunun yanında geliyor. İlaçlar ciddi anlamda görevlerini yerine getiriyor.

Herşey Güllük Gülistanlık Olmayabiliyor

İlaç tedavisi ile dikkat eksikliği ve hiperaktivitede yüz güldüren sonuçlar alınabiliyor fakat bazen durum tam tersine de evrilebiliyor. Örneğin dikkat ve konsantrasyonda istenen elde edilse bile yan etkiler bunu gölgeleyebiliyor. Aşırı sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, iştah kaybı gibi sık görülen yan etkiler hem ebeveynlerin canını sıkıyor hem de çocuğun hayatını zorlaştırıyor. Bu tür yan etkilere maruz kalmadıysanız amenna, şanslı kitledensiniz. Fakat herkes bu kadar şanslı olmayabiliyor. Birçok ebeveyn ilaç tedavisini sonlandırmak durumunda kalıyor. Çocuğunda tiklerin başladığını belirten, anksiyetesinde artış gözlemleyen anne-babalar var. Zaten özellikle uyarıcı ilaçların bu tür yan etkileri biliniyor, prospektüsünde de bolca çeşitleri yazıyor. Yani sıradışı bir durum yok fakat yaşayan bilir deyip işin içinden çıkalım.

Ebeveynler İlacın Yanında ya da İlaçsız Tedavi İstiyor

Yukarıda belirttiğim sebepler başta, ebeveynler gerek ilaç kullanmalarının yanında ”başka ne yapabiliriz”, ”ilaca bağımlı olmak istemiyoruz”, ”ilaç dışında yapılacak birşey yok mu” gibi düşüncelerle çocukları için yapılabilecek şeylerin peşine haklı olarak düşüyorlar. Benim bir uzman olarak en çok takdir ettiğim ve beraber çalışmaktan keyif aldığım kitle bu kısımdır. Çünkü gerçek anlamda bilinmesi ve yapılması gereken o kadar fazla şey var ve yine o kadar fazla sayıda aile bunlardan habersiz ki bir uzman olarak bunu bilmek üzücü. Bunların farkında olup çocuğunun bugününü ve geleceğini(DEHB yaşam boyu sürmekte) daha kaliteli yaşamasına vesile olmak isteyen anne – babalar ilaçsız dikkat eksikliği tedavisi için bir sürece çıkmaya cesaret ediyorlar ve sabırla yolu beraberce yürüyoruz.

Çocuğum Boş Bakıyor, Eski Neşeli Hali Yok

Bazı ebeveynler çocuklarının ilaç tedavisi sonrasında birçok belirti ve şikayetlerinde iyileşme olduğunu söylüyorlar. Gözle görülür bir fark, uyum ve konsantrasyonda artış oluyor. Bu verimlilik halinin tadını çıkaramayan aileler de oluyor çünkü bir yandan gelen artıları diğer taraftan gelen eksiler götürüyor.

Çocuğum eskiden dersine oturmazdı, hareketliydi, kırıp dökerdi ama neşeliydi, evimizin rengiydi, yüzümüzü güldürürdü.

Bazı çocuklarda kırmızı reçeteli uyarıcı sınıfında ilaçların kullanımı bu tür yan etkilere sebebiyet veriyor. Çocuk robot gibi, duygusuz, künt, hisleri alınmış gibi bir halde olabiliyor. Bu da ister istemez daha önce çocuğunun sempatik ve ne kadar yaramaz olsa da keyifli doğal haline alışık olan aileye hoş gelmiyor.

Bu durumun sebebi aslında bariz. İlaçların dozu fazla ise dozaj limbik sistem dediğimiz beynimizin duygulardan sorumlu bölgesini bastırıyor. Malesef şunu da belirteyim ki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi için limbik sistemin hiçbir alakası yok. Yani DEHB ile limbik sistemin bağlantısı yok fakat bu tür ilaçlar müdahale etmemesi gereken beyin bölümlerine de etki edebiliyor…

Bir aracın sadece motorunun özel olarak ayrılmış haznesine yağ koyulması yeterli oluyor. Fakat bazı psikiyatrik ilaçlar(ya da tamamına yakını) onarması – düzeltmesi gereken yerler dışındaki bölümlere de etki edebiliyorlar.

Tek Tedavi Yaklaşımı İlaç Değil

İlaçlar, dikkat eksikliği tedavisinde her ne kadar en ön sırada gelse de sadece ilaçlara sırtımızı yaslayıp beklemek bana kolaycılık gibi geliyor. Çünkü yapılacak tonla, çok fazla şey var. Bununla alakalı 3-4 saat arası süren ebeveyn eğitimi dahi yaptım ve tüm Türkiye’de anne babalara bu workshop’u veriyorum. Ebeveynler daha önce bilmedikleri bilgilere ulaşıp uygulayınca hem neden bu kadar beklemişiz, bunca zaman bunları neden yapmadık diyerek geç kaldıkları hissine bürünüyorlar hem de zararın neresinden dönersek kârdır diyerek kolları sıvıyorlar. Dediğim gibi yapılacak çok şey mevcut. Sabırla, azimle bunları uygulamak çok fark sağlıyor.

Peki neler yapılmalı? Nedir bu yapılması ve bilinmesi gerekenler?
  • Önce ebeveyn: Çocuğunuzun özel bir durumu var ve kendi başına bunun üstesinden gelemiyor. Çünkü kendisinde ne olduğunu dahi bilmiyor. Bu yüzden yönlendirilmeye muhtaç, rehberliğe ihtiyacı var. Bunu yapacak kişi de öncelikle ebeveynleridir. Daha sonra öğretmeni(ilkokul öğretmenlerinin payı çok fazla), ardından uzmanlar ve diğer bireyler. Bir çocuk psikiyatristi, bir psikolog ve pedagog sizin çocuğunuza belli seviyeye kadar yarar sağlayabilir. Uzun seneler seanslara devam etmeniz ve takip altında ilerlemeniz durumunda etki büyük oranda artar fakat yine de günün büyük bölümünde zaman geçirecek ve yaşamını yönlendirecek olan kişi sizsiniz. Ebeveyn konuya hakim olacak, bilgilenecek, zorlayıcı durumları kontrol altına alabilecek seviyeye gelecek. Ben, dikkat eksikliği ve hiperaktivitede Ebeveyn eğitimine büyük önem veriyorum. Keza yakınen takip ettiğim ABD ve Avrupa’da velilere yönelik eğitimler yaygın.

 

  • Beslenme ve mineraller: Kanıtlar ve birçok anne-babanın geri bildirimleri ortada olmasına rağmen hâla bu konuya yeterli dikkat ve önem arzedilmemesi anlaşılır bir durum değil. Birçok hastalıkta olduğu gibi bu bozuklukta da ”şu doğru” gibi bir seçenek ve sihirli dokunuş yok fakat bariz temel şeyler var ki bunların muhakkak bilinmesi gerekiyor. Bunlar yerine getirildikten ve uzak durulması gereken şeyler de bilinip en aza indirildikten sonra işler kolaylaşıyor.

 

  • Yapı oluşturmak: ”Birşeyi söylüyorum, anlıyor, kafasını sallıyor, onaylıyor fakat çok geçmeden yine bildiğini okuyor”: ”Hiçbir ilerleme kaydedemiyoruz, hep unutuyor, zekasında da problem yok fakat en basit şeyleri ve sorumlulukları yerine getirmede zorlanıyoruz”. Eğer bu cümleler size aşinaysa ve sizin yaşamınızda da hatrı sayılır bir yeri varsa problem plansız ve organize olunmamış bir döngü; yani yapı oluşturma konusu hayatınızda henüz yok. DEHB çocuklarının daha önce de belirttiğim gibi yönlendirilmeye, kanalize edilmeye ihtiyaçları had safhada. Bunu yapı oluşturarak yapacaksınız. Sistem oturduktan sonra size gerek kalmayacak ve sadece çocukluğunda değil bütün hayatı boyunca(iş yaşamı dahil) rahat edecek ve ailesine – eşine bağımlı olmayacak.

 

  • Uyku: Sadece düzenli uyku, yeterli uyumak gibi şeyler aklınıza gelmesin. Bunlar olması gereken azami meseleler. Uykuyla alakalı birçok alt patoloji ve direkt dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerine sebebiyet verici bozukluklar mevcut olabiliyor. Bunlara dikkat! Evet, uykuyla ilgili bozukluklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerine sebebiyet verebiliyor. Çocukta dehb olmasa bile var gibi gözükebilir. Uykuya uzmannlık alanımda yer veriyorum ve ebeveynlere gerekli bütün müdahaleler için yönlendirmemi yapıyorum.

 

  • Dikkat ve konsantrasyonu kullanmak: Çocuklarımızın dikkat süresi akranlarından daha kısa, konsatre kolay kolay olamıyorlar. İlaç bunu sağlıyor fakat kısa bir zaman zarfı boyunca. Bunun dışında belli teknikler-metodlar-yaklaşımlar ve en önemlisi kişiye özel performansı üst düzeyde kullanmak için çalışma biçimleri oluşturmak hayati önemde. Örneğin pomodoro tekniği birçok kişide işe yarıyor. Fakat bu çalışma biçimine de uyum sağlayamayanlar olacaktır. Benim de kendi çalışma biçimim var ev dışına istesem de çıkamıyorum. Çocuğun amuda kalkarak ders çalışıyorsa poposunun üstüne oturmasına zorlamak onun yararına değil şimdilik bunu bilmen yeterli.

 

Duygu Kontrolünü Atlamamalıyız

Birçok uzman ve aile sadece dikkat dağınıklığına, çocuğun aşırı hareketli olmasına ve yorulmamasına ya da okuldaki dürtüsel davranışlarına, uyumsuzluklarına odaklanarak bozukluğun en önemli ayağını atlamış oluyor: Duygu kontrolü.

Aynı zamanda aileler çocuklarında öfke patlamalarını, ani parlamaları, duygularını kontrol edememelerini gözlemliyorlar. Fakat bunu çocuğun mizacına ya da kişiliğine bağlayarak aslında bir nevi normalleştiriyorlar, kabul ediyorlar. Kimsenin aklına bu duygu problemlerinin dikkat eksikliği ve hiperaktivite ile bağlantılı olabileceği gelmiyor. Haklılar da; çünkü ülkemizde bu konuya değinen, araştıran uzmana rastlamak pek mümkün değil. Ben dahi DEHB çalışmaya başlamamdan belli bir süre sonra duygunun bu bozukluktaki rolünü kavrayabildim. Bunda literatürün ve DSM tanı kriterlerinin dikkat ve hiperaktiviteye aşırı vurgu yapması ve hala duygu problemlerini kriterlere koymaması etkili.

Çocuğunuzun arkadaşları, onun dikkatsizliğini tolere eder, eşyalarını sık sık sınıfta unutmasını telafi eder, aşırı hareketli olmasını ve sempatik girişkenliğini gülmek için lehlerine çevirebilirler fakat sinirliliğini, agresifliğini, bozucu davranışlarını ve patlamalarını tolere etmezler. Duygu kontrolü, ebeveynlerin ve çocuğun en başta çalışmaları gereken sağaltılması icap eden taraf.

İlaç Dışında Kullanılabilecek Şeyler Var

Veliler ilaç dışında kullanabilecekleri işe yarar, efektif şeylerin varlığına dair araştırma yapabiliyorlar. Evet var. Dünyada şuan büyük bir yönelim söz konusu bu bitkiye. Anksiyete, depresyon, kaygı, öfke, uyku problemleri, konsantrasyon, dinlenememişlik – huzursuzluk gibi semptomlara iyi geldiğini bildiğimiz gelişmeler var. Tamamen doğal ve çok büyük oranlarda memnuniyet dönüşü alınıyor. Artık anne babalar dikkat eksikliği ilaçsız tedavi yollarından haberdar ve aksiyon alıyorlar. Hem kendileri hem çocukları halinden memnun oluyor. Eğitimlerimde, Anne-Baba Eğitimim’de bunlara detaylıca yer verdim. İzmir dikkat eksikliği ilaçsız tedavi için başvuran danışanlarıma, online danışmanlık alan danışanlarıma bu bilgileri paylaşıyorum ve yönlendiriyorum. Birşeyin fayda sağladığını biliyorsak bunu uygulamadan beklemek büyük kayıp olacaktır. İlaçların kimyasal içeriğinden kaçınan ebeveynler için büyük nimet olarak tanımlıyorum.

Bugünü Değil Yarını Kurtarmaya Bak

Yaygın bir inanış var: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu sadece çocukluğu etkileyen, yaramazlığa varan, okul hayatında zorlanmasına sebep olan bir bozukluk. HAYIR. Büyük oranda bu bozukluk ergenlik ve yetişkinlikte de devam ediyor. Bir anda ortadan kaybolmuyor. Ergenlik ve yetişkinlikte, çocukluktan daha fazla zorlanıldığını da söyleyebiliriz. Alkol, madde kullanımı, iş ve ilişki problemleri, trafikte asabiyete yatkınlık, hızlı ve riskli araç kullanımı, kazalar vb. birçok sorun DEHB’nin bünyesinde yer alıyor. Bu yüzden, çocuğum okulunda zorlanmasın, fevri agresif tavırlarıyla şikayet getirmesin olarak bakıyorsanız bu dar bir görüştür belirtmek isterim.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite Yaşamı Zorlayabilir Fakat Lehimize De Çevrilebilir

 

İlacı Ne Zaman Kullanalım Ne Zaman Kullanmayalım

Çocuğunuz ne yaptınız ettiniz odaklanamıyorsa, okuldan – öğretmenden arkası kesilmeyen şikayetler geliyorsa, dersi dinleyemiyorsa, diğer arkadaşları ve akranlarıyla uyum sorunları varsa ilaç akla gelebilir. Burada bir kâr zarar dengesi muhakkak ki yapılmalı. Sadece tek bir alandaki bozunum tek başına ilaç kullanmaya yeterli olmayabilir. Bozukluk şiddetli değilse yani çocuğun kendisinin ve çevresine karşı tutumunun çok fazla sorun teşkil etmediği durumlarda da ilaç kullanılmayabilir. Burada tabii çocuğun nasıl daha kaliteli ve efektif bir hayat yaşayacağı mühim olan. Bu yüzden ilaç kullanma arefesinde olanlar, kullanmadıkları sürece içlerinde hep bir ukte kalıp ”acaba kullansaydık nasıl olurdu” diyen anne babalara şahsi tavsiyem bu halde olacaklarsa en azından denemeleri, sonuçları test etmeleri ve ona göre devam etme ya da etmeme yoluna gitmeleridir. Kısacası denemeden bilinmez.

Diğer yandan sadece akademik hayat için ilaç kullanılmasına hem etik olarak hem bir uzman görüşü olarak karşı olduğumu bildiririm. Çocuk belirli bir seviyede, derslerle – ödevlerle cebelleşmeden derslerini veriyor, ödevlerrini yapabiliyor ve iyi kötü bir emek / sonuç dengesi ortaya çıkarıyorsa burada ilaç kullanmanın manası nedir?

Çocuk Psikiyatristinizi İyi Seçin

İlaç, yazılıp unutulan birşey değil. Doğru ilacı bulmak bir mesele, doğru ilaç bulunduktan sonra optimal dozu yakalamak ayrı bir mesele. Bu tür süreçler de sancılı geçebiliyor. Çocuk psikiyatristiniz ilgili, takibi güçlü ve etik çalışan bir hekim olmalı. Başlangıç ve bitişten önemli olan unsur süreçtir. Bu süreci beraber geçirebileceğiniz, çocuk için en doğru adımların atılacağı bir işbirliği büyük şans olacaktır.

İlaçlar Hakkında Radikal Görüşler Fayda Sağlamıyor

İzmirde dikkat eksikliği ilaçsız tedavisi için bana gelen danışanlarımdan şu cümleyi çok duyuyorum:
”Hocam sen ilaç yanlısı mısın yoksa ilaç karşıtı mısın?”

Bunun anlaşılamaması normal çünkü ikisi de değilim. İlaç kullanması gereken çocuklar var ve kimsenin bu ailelere kullanma demeye hakkı olmamalı. Belli başlı kurumlar / merkezler malesef ilaç karşıtı tutumda, her fırsatta ilaçları kötüleyici söylemlerle kendilerini pazarlamaktalar. Kaldı ki ilaca alternatif bir tedavi / sağaltım yöntemi de sunamıyorlar. A ilacı bir çocuğa büyük fayda sağlarken başka çocukta katlanılmaz yan etkiler meydana getiriyor ve ilaç kesiliyor. Sadece ikinci çocuğu örnek gösterip potansiyel olarak ilaçtan fayda sağlayabilecek bir aileyi korkutmak iş ahlakına, hele ki ruh sağlığı alanındaki ahlaka sığmıyor düşüncesindeyim.
Bu yüzden ilacı yüceltenden de medet umulmamalı, ilacı yerin dibine sokandan da. Bu tür tutumların altında farklı amaçlar, çıkarlar olduğu görülecektir.

İlaç tedavisi Bağımlılık Yapar mı?

En çok kaygılanılan hususlardan. Bu ilaçlar bağımlılık yapıyor mu? Sanırım bunda kırmızı reçete ile satılmalarının sebebi de var. Diğer yandan uyarıcı ilaçlar beyinde kokain ile aynı işlevi görüyor. Bu da kafaları karıştırıyor olabilir. Fakat bağımlılık yaptığına dair bir bulgu yok hatta ileriki yaşam dönemlerinde olası bağımlılıklara karşı bir koruyucu unsur olduğu da söylenmekte. Kısaca bu durumu şöyle özetlemek istiyorum: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bulunan çocuğun beyninde dopamn ve norepinefrin miktarı azdır ya da efektif kullanılamazlar. Özellikle dopamin, hazla ve dikkatle yakından alakalıdır. Birey az sayıda olan dopamini bir şekilde telafi etme yoluna gidecektir. Bazısı kendini kafeine kahveye verir, bazısı alkole verir, bazısı zevk aldığı aktivitelere yönelir kimileri de madde bağımlılığı gibi yollarla bu açığı kapatmak ister. Biliyoruz ki birçok madde bağımlısı DEHB teşhisli. Bununla ilgili birçok makale, çalışma mevcut. Yani duruma hangi pencereden baktığınıza göre değişiyor; ilaç kullanımı sürekli olursa bu bir bağımlılık olur mu / ilaç kullanılmazsa ileride tehlikeli alışkanlıklara meyil olur mu? Kritik ve hassas konular. Bu yüzden muhakkak uzman desteği, muhakkak dikkat eksikliği ve hiperaktivite alanında özellikle çalışan psikolog diyorum.

İzmir Dikkat Eksikliği İlaçsız Tedavisi İçin Nasıl Destek Bulabilirim?

Hemşehrilerimiz gerek çocuklarında dikkat eksikliği şüphesiyle gerek teşhisten sonraki tedavi sürecinde uzman desteği almak istiyorlar. Bu süreçte hangi uzman ya da hangi kurumdan destek alınabileceği ile ilgili sorular yöneltiyorlar. Bu durumda yönlendirme yaparken birkaç önemli hususu belirtelim:

  • Her çocuk psikiyatristi ya da her psikolog dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna hakim değildir, bozukluğu derinlemesine bilmeyebilir. Bu yüzden araştırmanızı iyi yapmalısınız. Sadece dikkat ya da aşırı hareketlilik boyutuyla sınırlı kalmış, sığ ve bilinen şeyleri telkin eden uzmanlar sizi bir adım ileri götürmeyecektir. Bu çocukları iyi tanıyan, bu bozuklukta aktif çalışan ve kendini kanıtlamış uzmanlara danışılması dönüm noktasıdır.

 

  • DEHB sadece akademik hayatla sınırlı olmayan çok yönlü bir bozukluktur. Gereken bütün müdahaleleri ve yönlendirmeleri yapabilecek bir uzmana danışılmalı. Örneğin çocuk ilkokul çağındaysa öğretmeniyle kontakt kurabilecek, çocuğun hayatını kolaylaştıracak müdahaleleri aileye verebilecek bir uzman seçmelisiniz.

 

  • “Dikkat eksikliği tedavisinin” hatrı sayılır bir kısmı çocuğun ebeveynlerinin psikoeğitimi ve bozukluk hakkında bilgilendirilmesidir. Bu, birçok kurum ve psikolog/psikiyatrist tarafından atlanan fakat çok hayati kısım. Tedavi sürecinin bu kısmı atlandığında tekrar başa dönmeler, ilaç etkisi dışında bir gelişme gösterilmemesi, ebeveynlerin yıpranması ve çocuğa faydalı olamaması/yönlendirememesi gibi konular baş gösteriyor.

 

  • İzmir’de dikkat eksikliği ilaçsız tedavisi hizmeti sunan uzmanların daha önce hizmet verdiği danışanlarının yorumlarını araştırın, referanslarının olmasına dikkat edin. Daha önce danışıp memnun kalan ailelerin görüşleri seçiminizde etkili olacak. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu başedilmesi kolay olmayan, emek ve sabır isteyen dolayısıyla her psikologun kolay kolay çalışmadığı bir alandır, seçici olmanız faydanıza olacak.

 

  • Yaşadığınız şehirde dikkat eksikliği ve hiperaktivite üzerine uzman psikolog yok ya da İzmir’de oturuyorsunuz fakat ulaşım – iş saatleri ve diğer engellerden dolayı ofislere gidemiyorsunuz. Online danışmanlık alabilirsiniz. Ailelere yapılması ve bilinmesi gerekenler verildiğinde, yaşanılan zorluklar anlaşılıp müdahale edildiğinde işler kolaylaşıyor. Unutulmamalıdır ki bu bozukluk tam anlamıyla çocukla değil ebeveynlerle çalışılır. Çocuk henüz kendinde ne olduğunu dahi bilmiyor, farkındalığı yok. Ebeveynler tarafından ya ilaç kullanmak durumunda kalacak ya da diğer destekleyici yardımcı düzenleyicilerle yaşam kalitesi artacak. Tabii her ikisi de bulunabilir; yani ilaç + destekleyici yaklaşımlar. Bu, her çocukta farklı seyreder. Bazı çocukların ilaç kullanması şart iken bazı çocuklarda gerek duyulmayabilir. Bunu uzmanlarla masaya yatırıp karara bağlamak gerekmekte.

 

DEHB’yi aktif olarak çalışan uzmanlara sahip bir kurum olarak AyBros Psikoloji ailesinin İzmir dikkat eksikliği ilaçsız tedavisi yazısının sonuna geldik. İzmirde birçok ailenin yaşamını kolaylaştırmanın ve geleceğe sağlam ve başarılı bireyler yetiştirmeye vakıf olmanın gururunu yaşıyoruz. İzmir dışından destek alan danışanlarımıza, çocuklarımıza sevgilerimizi iletiyoruz. Umarız ki ülkemizin tüm şehirlerinde bu bozuklukla ilgili farkındalık artar ve her aile kaliteli, profesyonel yönlendirme ve destekle sıkıntılarını daha kolay aşar ve hatta bunu lehine çevirerek çocuklarının bir değil iki adım öne çıkmasına önayak olur. Sağlıcakla!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir