Panik Atak Belirtileri

Panik Atak Belirtileri

Panik atak problemiyle mücadele eden danışanlarımızın, takipçilerimizin hastalığı araştırırken en çok merak ettikleri konulardan biri de kendilerinde yaşadıkları belirtiler. Her bireyin panik atağı birbirinden farklılaşabiliyor. Diğer yandan neredeyse herkeste görülebilen ortak belirtiler de mevcut. Bu yazımızda genel olarak görülen panik atak belirtileri ve bu rahatsızlıkla boğuşan kişileri en çok rahatsız eden, şikayetçi olunan fiziksel ve zihinsel belirtileri ele alıyoruz.

Başlıca Panik atak belirtileri :

Aşağıda bulunan belirtiler hem ülkemizde hem dünya genelinde ve kurumumuzca İzmir ve İstanbul başta olmak üzere psikolojik destek sağladığımız danışanlarımız tarafından aktarılan başlıca şikayetlerdir. Bu makaleyi okuyorsanız ya kendinizde ya da bir takınınızda panik ataktan şüpheleniyor olabilirsiniz. Belirtilerden biri ya da birkaçı bulunabilir. Ne olursa olsun nihai olarak bir psikiyatriste danışıp emin olmak en sağlıklı seçim olacaktır.

Kalbin hızlı, sert ve şiddetli atması: Panik atak vakalarında en sık görülen belirtilerdendir. Sıklıkla ‘kalp krizi geçiriyorum’ söylemlerine sebep olur. Yaşayana büyük korku verir çünkü kalp krizi ile o an ayırdını yapamaz, ölüm korkusu yaşayan bir bireyin de o an bu ayırdı yapması bir lükstür.

Nefes darlığı, nefes alamama hissi: Duruma ironik başlamak lazım çünkü panik atak krizinde birey nefes alamaması gibi bir durumla karşı karşıya değildir tam tersi hızlı ve kesik kesik, sığ nefesler alıp verir. Fakat atak anında boğuluyormuş hissi sarar.

Göğüste ağrı: Panik atak hastaları sıklıkla göğüslerinde atak anında ve devamında ağrı – acı hisleri olduğunu belirtiyorlar.

Gerçeklik hissinden kopma(derealizasyon): Etrafımdaki şeyler gerçek değilmiş gibi, her zamankinden farklı bir algılayış içindeyim, bulanık – kaymış bir duyu ve algılama hissi.

Mide bulantısı – karın problemleri: Bazı danışanlar panik atak bittikten sonra dahi hazım problemleri, midelerinde rahatsızlık, şişkinlik, bulanıklık olduğunu söylemekteler.

Ellerde, ayaklarda karıncalanma veya boşalma hissi: Tansiyon düşmesine benzer halde vücudunu sanki zorla tutuyormuş, bıraksalar yere boş bir çuval gibi yığılacakmış hissi.

Titreme / üşüme: Panik ataktan sonra beden sıcaklık algısında düşme, ürperti, battaniyeye sarılma / sıcaklık arayışı vb. Tam tersi de mevcut olan bireyler mevcut; hararet yapmışçasına ısınmış, ateşi çıkmış gibi hissetmek.

Kendini kaybetme / kontrolsüzlük: Panik atak anında kişi herşeyi yapabileceği, çevresine hatta sevdiklerine dahi zarar verebileceği ihtimalini düşünebilir. Zihnini, vücudunu kontrol edemeyeceği, dolayısıyla istenmeyen şeyler yapabileceği ihtimali onu o kriz anında kaygılandırabilir.

Baş dönmesi, baygınlık hâli: Kişi çok hızlı ve sık nefes alır, bu durum yukarıdaki birçok belirti gibi baş dönmesi hissine de sebep olur. Bulantı bunu takip eder.

Acil servise gitmek: Asıl olarak bir belirti(semptom) olmasa da panik atak hastalarının sık sık acil servise -özellikle kalp krizi geçiriyor olduğu kanısıyla- gittiklerini biliyoruz. Orada yapılan bütün tetkikler, çekilen röntgenler temiz çıkmakta ve birey tarafından şaşkınlıkla karşılanmakta. ”Nasıl olur, ölecektim neredeyse, nasıl birşey olmaz” gibi şaşkınlıkla karışık itirazlarda bulunurlar. İşte panik atağın sinsi yanı da buradadır. Gerçekten birşey yoktur ortada, fakat atak anı o kadar tehlikeli görünür ki kişi bu ikilem arasında düşünür durur.

En sık görülen panik atak belirtileri genel çevçevede bu maddelerden oluşmakta. Şimdi panik atak ve panik bozukluk nedir, ayrımları nedir buna bakalım.

Panik atak mı Panik bozukluk mu?

Panik ataklar yukarıda belirttiğimiz maddelerden belirli sayıda kişide bulunması, atakları zaman zaman yaşaması halidir. Herkes panik atak geçirebilir. Bunun sayısı, şiddeti ve kişinin yaşamını ne denli etkilediğiyle patoloji olarak kabul edilir ya da edilmez. Panik bozukluk ise panik atağın yaygınlaşmış ve kişinin diğer hastalıklar nasıl işlevini bozuyorsa rutinlerini, yaşamdan aldığı tadı bozar. Beklenti anksiyetesi dediğimiz ve danışanlarımızın genellikle ”ya tekrar yaşarsam” kaygııs bulunması panik bozukluğa işaret eden etmenlerden biridir. Panik ataklar tekrar tekrar ve görece sık şekilde oluyorsa da tehlike sinyali olarak alabiliriz. Panik atakların sonuçlarının kişiye süreğen bir bunaltı ve sıkıntı vermesi yani ”bu hep böyle mi devam edecek”, ”ben neden bunu yaşıyorum”, ”ya kötü birşey olursa” gibi cümlelerle kişinin sürekli bir tetikte halinde bulunması ve modunun düşük olması panik bozukluk için sebeplerdir. Diğer taraftan panik bozukluk ve diğer anksiyete bozuklukları ile beraber sıkça görülen ”sosyal fobi” gibi kişinin sosyal hayatını bozan, gitmek isteyip de gidemediği yerlerden kaçınmasına sebep olan durumlar da mevcutsa artık bir psikolojik destek almanın vakti gelmiştir denebilir.

Panik atak belirtilerini kontrolde tutmak için

Panik atak yaşayan bireylerde görebildiğimiz bir durum da, atak yaşamamak için alkol, sakinleştirici ilaçlar, astım – nefes materyalleri bulundurabiliyorlar. Bunları kesinlikle kendi başına karar alarak kullanmamalı. Özellikle alkolün kısa sürede yatıştırıcı ve uzaklaştırıcı etkisi olsa da uzun vadede işleri tam tersine çevirmekte üstüne yok. Bu yüzden, bu rahatsızlıktan kurtulmak isteniyorsa günü kurtarmak yerine uzun vadede sağlıklı olmak hedeflenmeli. Psikiyatristlerden uygun görüldüğü takdirte ilaç tedavisi, psikologlarla da destekleyici şekilde psikoterapi hizmeti almak şu an için dünya literatüründe tek yol. Birçok araştırmada da psikoterapinin etkinliğinin ilaç tedavisinden dahi daha etkili ve kalıcı olduğu sergilendi.

Panik atak belirtileri yazımızla size yardımcı olmaya çalıştık. Umuyoruz ki bu ”hiç hoş olmayan” problemden bir an önce kurtulursunuz. Kurum olarak danışanlarımızdan ve psikoloji literatüründen en zorlayıcı ve sıkıntı veren psikiyatrik bozukluklardan olduğunu bilerek herkese ataksız, daha keyifli bir hayat temenni ediyoruz. Tek başınıza baş edebiliyorsanız ne mutlu. Tek başına üstesinden gelemeyeceğinizi düşünüyorsanız muhakkak destek alın. Yüzlerce danışan bu sorunu arkasında bıraktı, birçok bireyimiz de bu süreçte. Herkese huzurlu günler dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir