Dikkat Eksikliği Tedavisi

Dikkat Eksikliği Tedavisi

A’dan Z’ye Dikkat eksikliği tedavisi rehberimize başlarken şunun garantisini veriyoruz ki, bütün soru işaretlerinize cevap vermiş olacağız. Aybros Psikoloji çatısı altında gerek kurucumuz Kağan AY, gerek diğer uzmanlarımız bu bozukluk üzerine senelerdir araştırma ve çalışmalar yapmakta ve deneyimlerini sizinle paylaşmaktalar. Hem çocuğun kendi yaşamını, hem etrafındakileri -özellikle ailesi- epey zorlayan, yaşayanın bilebildiği, dışarıdan bakanların anlayamayacağı bir problem; organik bir bozukluk, çocuklukta en sık görülen psikiyatrik rahatsızlık, yaygın bilinenin aksine çocukluğa özgü değil yetişkinlikte de süren bir durum:
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu. Başlayalım…

Dikkat eksikliği tedavisi

Dünyada ve ülkemizde kabul görmüş tek tedavi seçeneği ilaç tedavisidir. Uyarıcı denen ve kırmızı reçete ile sağlanabilen ilaçlar ve uyarıcı olmayan ilaçlar olarak 2 sınıfta bulunur. Çocuk psikiyatristi tarafından reçete edilebilir ve ilacın türü / dozu / kullanım zamanları vb. ayarlanır. Unutulmamalıdır ki ilaç kullanımı safhasında çok hassas olunmalı, özenle ilgili bir çocuk psikiyatristi ile çalışılmalıdır. İlaca başlamak yeterli olmamakta; doğru ilaç bulundu mu, doğru ilaç bulundu ise dozu optimal olarak hangi düzeyde olacak? bunların kesinlikle süreç içinde bulunması gerekmekte. Bu süreçte çocuklar mecburen deneme tahtası olabiliyor, birçok yan etkiyle ya da istenmeyen durumlarla(tik, sinirlilik, uykusuzluk gibi) karşı karşıya kalınabiliyor. Bazı aileler hiçbir sıkıntı çekmeden sürece başlarken bazı aileler büyük problemlerle boğuşabiliyor hatta ilacı kesmek durumunda dahi kalabiliyorlar. Tekrar ediyoruz : Evet hassas bir durum. Titizlikle yaklaşılması gerekmekte.

Bu ilaçlar kısaca nedir ve nasıl çalışır?

İlk olarak stimulant(uyarıcı) dediğimiz dikkat eksikliği tedavisi için yaygın kullanılan kategorideki ilaçlardan bahsedelim. Merkezi sinir sistemine etki eden bu ilaçlar dopamin ve norepinefrin denen nörotransmitterleri artırarak işlev görürler. Bu da çocukta konsantrasyon artışı ve yoğunlaşma becerilerini artırır. Yani şuna sebep olur mu: Çocuğum derse oturduğunda zırt pırt kalkmayacak, suya çişe gideceğim bahanesiyle ara verip durmayacak, 1 saatlik ödevi 4 saatte yapmayacak mı? Evet, ilaç bunları sağlayabiliyor. Bu ilaçları herkes kafasına göre temin edemiyor, illa ki bir çocuk psikiyatristi tarafından teşhisi konulacak ve kırmızı reçete ile sıkı bir devlet denetimi-takibi altında eczanelerden alınabiliyor.

Uyarıcı(Stimulant) olmayan ilaçlar

İlk etapta stimulant ilaçlar tercih edilir. Çocukların %80’inde bu ilaçlar normal hâlde çalışır fakat %20’ye yakın bir kısmında etki göstermez, yan etkilerden dolayı kâr -zarar dengesinde işler yolunda gitmez ve hedef dikkat eksikliği tedavisinde uyarıcı olmayan ilaçlara yönelir. Bu tür ilaçlar norepinefrin nörotransmitterinin beyinde artışıyla çalışır. Norepinefrinin bilimsel literatürde dikkat ve hafıza ile ilgili olduğu bilinmekte. En yaygın kullanılan türü Atomoksetin’dir.

Dikkat eksikliği tedavisi için kullanılan ilaçlar yan etki yapar mı?

Dikkat eksikliği tedavisinde sıklıkla yan etki şikayetleri olabiliyor. Bu ilaçların hiçbir zararı yok, tamamen pozitif gibi söylemler dünyaya pembe gözlükle bakmak olacaktır. Birçok aile çeşitli konularda yakınmaktalar. İlaçlar her ne kadar işe yarasa da olumsuz getirileri de olabiliyor. Bu tür durumlar çok zorlayıcı olduğunda bir sçeim yapmak gerekiyor. En sık görülen yan etkiler:

  • Uykusuzluk
  • İştahsızlık – kilo kaybı
  • Gelişimde kayıplar
  • Baş ağrısı
  • Huzursuzluk – sinirlilik
  • Ağız kuruluğu
  • Tikler(Aynı zamanda tikleri azaltabiliyor da)
  • Duygusal küntlük(Çocuğum ruhsuz – robot gibi oldu)

İlaca başlama kararından sonra, süreç içinde hoşa gitmeyen, çocuğu ve aileyi zorlayan durumlar gözlenirse ilacı yazan çocuk psikiyatristine danışılması uygun olacaktır.

Dikkat eksikliği tedavisinde ilaç dışında tedavi yaklaşımları

İlaç tedavisi tercih edilsin, herhangi bir sebepten edilmesin hiç farketmez. Birçok otorite ve sağlık organizasyonu sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını belirtmekte. İlaç yanında zaten yapılması ve bilinmesi gereken birçok materyalin olduğunu kurum olarak çok iyi biliyor ve senelerdir bunu velilere, öğretmenlere, kurumlara sunuyoruz. Bu bozukluk ne kadar bireysel görünse de toplumsal bir sağlık sorunudur. Başlıca ilaç dışı yaklaşımlar şu şekildedir:

  • Anne – Baba Eğitimi
  • Çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite haricindeki psikolojik yapısının sağaltılması – güçlendirilmesi. ( Özgüven, özsaygı, sosyal ortamlara uyum, anksiyete, depresyon tedavileri)
  • Bitkisel destekleyiciler, mineral ve vitaminler.(Hâla ciddiyetinin farkındalığı toplumca sağlanamadı malesef)
  • Yapı oluşturulması
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi etkileyebilecek beslenme alışkanlıkları
  • Destekleyici ilaç dışı kullanılabilir materyaller.

Yukarıdaki maddeleri eğitiminde toplayan kurucumuz Kağan AY, Türkiye’de bütün şehirlerde bu bilgileri ebeveynlere ulaştırmakta. Sadece ilaç tedavisini yeterli bulmayan ve ilaç haricinde ”ne yapabilirim” mentalitesinde olan anne-babalarla çalışmaktadır. Eğitim içeriği hakkında detaylı bilgi ve kayıtlanmak için iletişime geçiniz.

Dikkat eksikliği tedavisi çocukluk boyunca mı sürecek?

Ebeveynlerin ilaç kullanımı süresince en çok merak ettikleri, ilacı ne kadar süre kullanacakları, ne zaman bırakabilecekleri oluyor. Bunun keşke tek bir cevabı olsaydı. Herşeyden önce dikkat eksikliği ve hiperaktivite bir hastalık değil dolayısıyla bir sonu, ortadan kalkma hâli yok. İlacın yaptığı belirtileri kontrol altına almak(kısa belli bir süre zarfı için), bozukluğu ortadan kaldırmak gibi bir işlevi yok. Bu bir farklılık, beyin yapısındaki normalden farklı çalışma. Bu sebeplerden ilacın kesin bırakılacağı bir zaman vermek doğru olmamakta. Bazı bireyler çocukluktan sonra ergenlik ve yetişkinlik hayatlarında zorlanmıyorlar, bununla yaşamayı öğreniyorlar ya da belirtiler/sıkıntılar günlük işlevselliklerini tam anlamıyla bozmuyor. Dolayısıyla bu kısım bireyler ilaç kullanmaya gerek duymuyor. Bir kısım ise ilaçsız konsantre kesinlikle olamadıklarını, kendilerini ne kadar zorlasalar ve yapacakları işe verseler de yoğunlaşamadıkları, stres olduklarına dair geri bildirimler veriyorlar bizlere. Bu kişilerin daha fazla kendileriyle kavga etmemesi ve kendilerini zorlamaması daha yerinde olacaktır.

Dikkat eksikliği tedavisi için farklı yöntemler sunuluyor?

Gerek İzmirde dikkat eksikliği tedavisi için başvuran danışanlarımız gerekse de online danışmanlık ile hizmet verdiğimiz ailelerden şunu duymaktayız: Biz falanca yerin dikkat eksikliği tedavisi yaptığını duyduk. Gayet iddialı da söylemleri var. Bu ne ola ki?
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi dikkat eksikliği tedavisinin şuan dünya üstünde etkililiği kanıtlanmış tek bir tedavisi mevcut o da ilaç. İlaç da zaten tedavi etmiyor, kontrol altında tutuyor ve kısa bir süre zarfı için odaklanma/aşırı hareketliliğin kontrol altına alınması, davranış sorunlarının minimize edilmesi gibi işlevleri var. Yani kısaca ilaçlar etkili, evet. Fakat bozukluğu ortadan kaldıracak / yok edecek bir rolü yok. Bunu bir fırsat ya da boşluk olarak görev ve ebeveynlere umut satan kurum – kişiler malesef ilaçsız dikkat eksikliği tedavisi adı altında bilimsellik ve etik dışı işlere girişebiliyorlar, dikkat!

Dikkat eksikliği tedavisi süreci için nasıl bir yol izlemeliyim?

Birçok ebeveyn çocuklarında dikkat eksikliği şüphesi bulundurdukları andan itibaren ne yapacağız? Nereye gidilmeli? sorularının cevabını arıyorlar.
Herşeyden önce teşhis yoksa tek adres çocuk psikiyatristi olmalıdır. Tek teşhis yetkilisi ülkemizde bu meslek dalıdır. Çocuk psikiyatristi teşhis koyduktan sonra ilaç tedavisine başlar. Bu noktada ebeveynin de fikri alınır, bir karar verilir.

İlaç tedavisine başladıktan sonra bazı aileler bunu yeterli bulur, bazıları yeterli de olsa ek birşeyler yapma ihtiyacı hisseder. Bu bozukluğu iyi tanıyan bir kurum olarak sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını, bunun psikolojik anlamda hem çocuk hem aile bazında desteklenmesi gerektiğini biliyoruz. Dolayısıyla dikkat eksikliği ve hiperaktivite alanında kendini kanıtlamış psikologlardan destek alınması çocuğun şuanki ve gelecekteki yaşamında kilit rol alacaktır. Diğer yandan çocuk psikoloğu – pedagoglar ile de çocuğun var olan ikincil sorunları(anksiyete, kaygı, okb vb.) sağaltılırsa çok daha hızlı yol alınacaktır.

İlaç tedavisinde dikkat edilecek hususlar neler?

İlaç kullanılmaya başlandı. İş burada bitmiyor. İlacın yazılması ilk adım, asıl süreç ondan sonra başlıyor. İlacın takibi çok önemli. Yazımızın başında değindiğimiz gibi, doğru ilacın bulunması ve doğru doza ulaşılması sancılı bir süreç alabiliyor. Bunun için de ilgili bir çocuk psikiyatristi bulmak çocuk ve aile için büyük şans denebilir.

İlaç kullanımı sürecince yan etkilerin gözlemlenmesi ve sıradışı durumlarda ilacı yazan çocuk psikiyatristine danışılması önemlidir.

Bazı durumlard haftasonları, yaz tatilleri gibi eğitim hayatı dışındaki zaman dilimlerinde ilaca ara verilebiliyor. Bunun uygunluğu yine masaya yatırılmalı ve ara verilip verilmeyeceği tartışılabilir.

Bitirirken

Dikkat eksikliği / hiperaktivite çocukluk çağı bozukluğu değildir. Daha önemlisi, ergenlik ve yetişkinlikte bu bozukluğun yol açtığı sorunlar daha geniş yelpazede ve çetrefilli olmakta. Çocuk, bu bozuklukla yaşamaya ne kadar erken uyum sağlar ve zorlayıcı unsurları elimine etmeyi öğrenebilirse ileriki yaşam safhalarında o denli rahat edecektir. Konu sadece dikkati toplayamama ya da aşırı hareketli olup uyumu bozmakla sınırlı değil. Okul hayatında akademik başarısızlık ya da potansiyelini tam anlamıyla kullanamama da değil. İkili ilişkiler, sosyal ipuçlarını anlayabilme, hayatını düzene koyma becerileri, faturalarını ödeyebilme, söz verdiği şeyleri unutmama, iş hayatında sık iş değiştirme ve basit hatalar yapma, araç kullanma ve daha birçok alanda zorlanıyorlar. İnternet tarayıcısında 20 tane sekme açıp hepsine yetişmeye çalışıyorlar. Bütün bu sebeplerden dikkat eksikliği tedavisi için ebeveynler çocukları için geç olmadan destek almaları belki de kırılma noktası olacak. Çünkü biliyoruz ki geç müdahale ve tedavi diğer birçok hastalık / problemde olduğu gibi yeterli olmayabiliyor. DEHB’li çocuklar zeki, potansiyeli olan, geleceği parlak bireyler olabiliyor. Fakat ayaklarında görünmez bir fren bir pranga var gibi düşünürsek bunu kaldırmak hem ailelerin hem uzmanların hem öğretmenlerin ortak görevi olmalı. Herkese mutlu, huzurlu günler dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir